Ben ilkokul öncesi çocukluğumda babacığım tarafından gönderildiğim Kur'an-ı Kerim Kursunda(Köy Camii İmamının öğrencisi olarak) 3-7 yaş arasında birkaç hatim indirdikten sonra ilkokula gönderilmiştim ve öncesinde öğrenmiş olduğum Arap Alfabesi çok çok işime yaramış ve yeni yazıyı bir haftada çözmüştüm ve devamındaki haftalarda ikinci üçüncü sınıf öğrencilerinden daha iyi kitap okuduğum, matematik problemleri çözdüğüm için öğretmenimiz hemen bir üst sınıfa yükseltilmemi uygun görmüştü ve kararını okul müdürüne bildirmişti.Okul müdürünün odasında yapılan sözlü sınavda müdür bey tarafından bana bir satır dahi yazı yazdırılmadığı/okutturulmadığı gibi,birtek matematik problemi dahi sorulmadı! Belki ortaokul-lise öğrencisinin cevaplayabileceği ''tarih soruları'' ve de ''Atatürk İlke ve İnkilapları'' ve de gelmiş geçmiş ve güncel siyasetçilerin isimleri, görevleri v.s. soruldu! ''Sorular güzel de, sorulara ilkokul birinci sınıf öğrencisi fransız!'' (Televizyonlarda gördüğümüz kadarıyla o tarz sorulara çoğu üniversite mezunu bile cevap veremiyor şimdilerde!..) O anda yanımızda olan öğretmenimizin ''Çocuğun kapasitesini aşan ve öğretmediğimiz soruları niçin soruyorsunuz?) itirazlarıda işe yaramayınca bir üst sınıfa transferim gerçekleşmedi. Doğal olarak, öğretmenimiz ve anam ve babam ve ben bu haksızlığa çok üzülmüştük...Bu anımı, halihazırda görev yapan eğitimcilerin ve de daha sonra görev üstlenecek olan eğitimci adaylarının dikkatine sunmak istiyorum, en azından bu sayfaları ziyaret edenlere...Onlar da başkalarına aktarabilirler...Bendenize yapılan haksızlık başka öğrencilere yapılmasın.
İlkokula başlayışımdan mezun oluncaya kadar da okul birincisiydim...Daha sonraki yıllarda ise, maddi imkansızlıklar sebebiyle lise diplomamla yetinmek durumunda kaldım. O imkansızlıklar içersinde dahi, benden hariç altı kardeşimi daha okutabilmek için mücadele veren ve de okutan ''adam gibi adam'' babamı birkezde bu vesileyle rahmetle anıyorum...-Mekanın cennet olsun babacığım...Amin
...
İlkokul ikinci sınıfta okuduğum dönemde(ikinci ve üçüncü sınıf öğrencileri aynı anda aynısınıfı paylaşıyorduk ve öğretmenimiz de aynıydı - karma eğitim) öğretmenimiz birgün son derste: ''Sizlere bir ödev vereceğim:Bugün hava çok güzel, mutlaka gece de gökyüzü yıldızlı olur, herkes sayabildiği kadar yıldız saysın, en çok kimin yıldız saydığını yarın hepbirlikte öğreniriz, sayılan yıldız sayısına göre not vereceğim'' dedi. Geceyi iple çekenler-yıldızları saymayı sabırsızlıkla bekleyenler olabileceği gibi, verilen ödeve anlam veremiyen/öğretmenin bizimle dalga geçtiğini düşünenlerinde (benim gibi) olabileceğini düşünüyor fakat kimseye bir fikir beyan etmeden ertesi günü bekliyordum.
...
O gecenin sabahında ilk derste öğretmenimizden beklenen soru geldi, kime sorsa sayılan yıldız sayısı cevabı geliyordu...
...
Öğretmenimiz, genel kültür kabul edebileceğimiz sorularıda herkese sorduktan sonra en son bana sorardı; nitekim o gün de öyle oldu. Herkes saydığı yıldızların sayısını bir öncekinden daha yüksek söylemişti, dolayısıylada saydıklarını söyledikleri yıldızları onbinlerle ifade etme boyutuna gelmişti. Bir'den başlayıp onbine kadar sayabilecek tek bir öğrenci yoktu halbuki. En son cevap verecek ben olduğum için, en yüksek rakamı benim söyliyeceğimi ve dolayısıylada birincinin ben olacağımın kaygısını yaşadıklarını arkadaşlarımın bakışlarından ve surat ifadelerinden anlıyabiliyordum (nitekim zaten her dersin birincisi bendim).
Evet, sıra Bana gelmişti ve öğretmenimiz sordu: ''Söyle bakalım Talih, sen kaçbin yıldız saydın?''
Elcevap: ''Öğretmenim! bu gece ben de gökyüzüne baktım ve Ay,Çoban Yıldızı, Samanyolu ilk gözüme çarpanlar-dikkatimi çekenler oldu ve bir an durup düşündüm...Uzayın derinliklerine serpiştirilmiş vaziyette duran ve görebildiğimiz yıldızları saymaya kalkışsak bile, sırayla dizilmedikleri için sayamayız; kaldıki, sayısını bilemediğimiz kadar çok yıldız topluluğundan oluşmuş Samanyolu'nu tek bir yıldız olarak kabul etmemiz mümkün değil.Ya gözümüzün görme menzili dışındaki diğer yıldızlar? O yüzden, gökyüzündeki yıldızları saymaya kalkışmanın zaman öldürmek ve gözlerimizi, beynimizi,boynumuzu yormaktan başka birşey ifade etmeyeceğine karar verdim ve yıldız saymaya kalkışmadım, yani ben yıldız saymadım''
Öğretmenimiz: ''Hepinizden beklediğim cevap buydu işte...''
Sınıf arkadaşlarıyla daha sonra konu üzerinde yaptığımız konuşmalar esnasında kendi ağızlarından duydumki, çoğu yıldız mıldız sayma zahmetine katlanmadan saymış gibi öğretmenimize kafadan söylemişler rakamları. Öğretmenimize, saydıklarını söyledikleri yıldız sayılarını söylerken her söyliyenin bir öncekinden daha fazla yıldız sayısı söylemesinden zaten anlaşılmıştıda...
...
Otuzdokuz yıl geçti aradan...Öğretmenimiz hayattaysa kulakları çınlasın ve sağlıklı bir ömür sürsün inşaallah.Umarım birgün karşılaşırız...Ebediyete intikal etmişse mekanı cennet olsun...Amin
-Bunları neden anlattın? diye sorulacak olursa, ''Aşağıdaki sorudan aklıma geldi'' diye cevap verebilirim.
-Moto***letinle kaç km yaptın?
sorusuna, tek bir tane moto***let almış ve halen o moto***leti kullanmakta olanlar ve hatta o moto***letin sayaçları hiç bozulmamış/halen çalışıyor olanlar ve hatta, o moto***leti tamamen sadece ve sadece kendileri kullanmış (hiçkimseye emanet vermemiş) olanlar belki nete yakın cevap verebilirler... Uzun yıllar içersinde (benim gibi) birden fazla moto***lete binmiş, rica eden arkadaşlarınada moto***letlerini emanet vermiş, elinde mevcut olan moto***letin haricindeki moto***letlerini çoktan elden çıkarmış kişilerden ise, elindeki moto***letini hiç kimseye emanet vermemiş dahi olsalar net veya nete yakın cevap vermeleri hiç beklenmemeli; verilen cevap net olmayıncada bir anlam ifade etmez...Net olsada pek birşey ifade etmez ya,...
Soruya benim vereceğim cevap: ''Uzun yıllar içersinde birçok moto***let kullandığım ve bu moto***letlerin hepsinide, ikinci/üçüncü şahısların kullanmalarına müsaade ettiğim ve kendi yaptığım km'lerin çetelesini tutmayı düşünmediğim, gerek duymadığım içindirki, bugüne kadar kaç km yaptığımı bilmiyorum.Dediğim gibi; bilmek istensede tam net olarak bilinmez zaten. '' ...... km yaptım'' diyenlerin ve diyeceklerin verdikleri rakamlar tahmini rakamlar olur...! Hatta, bize verilen yıldız sayma ödevinin sözlü sınav aşamasındaki manzaraya da benzer durumlar mutlaka ve mutlaka olur!...Genel konuşuyorum kimse üstüne alınmasında; biz insanoğlu yüksekten atmanın bizi yükselteceğini sanırız sonrada foyamız meydana çıkar rezil oluruz.
Mesela ben şimdi '' 50.000 km çarpı 30 yıl=1.500.000 km yaptım'' desem ne benim bir işime yarar ne de başkalarının...
Demek istemem o ki, bu tür soru ve cevaplarla haşır neşir olmak başka önemli meseleler hakkında yapmamız gereken fikir teatilerine/tartışmalarına ayırmamız gereken zamanı heba etmekten başka bir işe yaramaz görüşünde/düşüncesindeyim.
Moto***let veya başka herhangi bir araca-vasıtaya herkesden fazla km yaptıran birisi, herkesden daha tecrübeli sürücü olamayabilir, bu da işin bir başka boyutu!...
Önemli not !!!
Yukarıdaki yazımla tartışma ortamı oluşturmayı amaçlamadığımı özellikle belirtmeliyim.Bir soru sayesinde ilkokul çağlarına zamanda yolculuk yapmış oldum ve iki ayrı soruyu ve verilen ve verilecek bazı cevapları birbiriyle paralel bulduğumu anlatmaya çalıştım o kadar.
Moto***leti veya başka araçları-vasıtaları olanların istisnasız hepsine kazasız sürüşler diliyorum!...
Saygı ve sevgilerimle,
|