BEŞİKTAŞ'ta, trafik kazasında yaşamını yitiren motosiklet sürücüsü Sarp Erem ile, çarpıp kaçan taksi sürücüsü kazada birinci derecede kusurlu bulundu. Emekli Trafik Başkomiseri Süreyya İğdil tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, 120 promil alkollü olan ve motosikletiyle sağ şeridin sağ kenarından seyretmesi gerekirken yolun ortasından seyretmesi nedeniyle Sarp Erem'i birinci derecede asli kusurlu buldu. Raporda Sarp Erem'e ilk çarpan aracın kimliği belirlenemeyen sürücüsünün de Erem'e arkadan çarpması, yere düşerek yaralanmasına neden olduğu ve kazadan sonra gerekli tedbirleri almayarak arkadan gelen sanığın kullandığı aracın ezmesine neden olduğu gerekçeleriyle kaza oluşumunda maktulle aynı oranda asli kusurlu olduğu vurgulandı. Ayrıca tutuklu sanık Mustafa Keyf'in de olayı zabıta ve sağlık kuruluşlarına bildirmediği, kaza yerinde usulüne uygun ilkyardım tedbirlerini almaması nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu'na göre ikinci derecede kusurlu bulunduğu ifade edildi. Erem ailesinin avukatı Yağız Ali Dağlı raporun taraflı ve faraziyelere dayandığını belirterek yeniden bilirkişi raporu alınmasını istedi. Mahkeme dosyayı Adli Tıp Kurumu'na yolladı. Duruşmayı izlemek için gelen 50 motorcu adına konuşan İbrahim Aktaş ise artan motosiklet kazalarına dikkat çekmek amacında olduklarını belirtti.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Sarp Erem yere düştükten sonra üzerinden geçerek ölümüne neden olmakla suçlanan ikinci taksi sürücüsü, tutuklu sanık Mustafa Keyf getirildi. Sarp Erem'in annesi Ünaç Erem de duruşmada hazır bulundu. Mustafa Keyf'in aracıyla maktule çarptığını gören Hafize Başak, "Önümüzde bir taksi vardı. Bu taksi bir cisme çarptı, siyah poşet gibi bir şeydi. Taksi duraklar gibi oldu, sonra ilerledi. Sağ şeritte de çapraz şekilde duran bir taksi bulunuyordu" dedi. Kaçan taksiyi takip edip plakasını tespit ettiklerini ifade eden Hafize Başak, geri döndüklerinde kaza yerinde bekleyen taksinin olay yerinde olmadığını gördüklerini söyledi. Tanık Kamber
Koç da maktulün yerde yuvarlandığını, önlerindeki aracın da maktulun üstünden geçip çiğneyerek geçtiğini belirtti. Sanık avukatı Fahri Kumkumoğlu, müvekkillerinin 140 gündür tutuklu bulunduğunu, olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını ileri sürerek tahliyesini talep etti. Ölen Sarp Erem'in annesi Ünaç Erem ise "Doyamadığım oğlum kazaya kurban gitti. Olay birinci araç, ikinci araç olayı değildir. Tek gerçek, sevgili oğlumun ölmüş olmasıdır. Oğlum sinek gibi ezilerek ölmüştür. Kültürlü ve vatanını seven bir genç yetiştirdik. Ben ve eşim gece gündüz çalışarak Sarp'a iyi bir gelecek hazırlamak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık. Artık hiç bir şeyimiz yok. Sanık sadece oğlumu değil, beni ve eşimi de öldürdü. Elinizi vicdanınıza koyun, öyle karar verin. Takdiri mahkemenize bırakıyorum" diye konuştu. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur durumunun değerlendirilmesi için rapor hazırlanması ve tanık dinlenmesi için duruşmayı erteledi. Duruşma sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarp Erem'in annesi Ünaç Erem, "Çok üzgünüm. Hiç olmazsa birazcık cezasını çeksin. Allah ona vicdan azabı çektirsin" diye konuştu.