Merhaba Arkadaşlar, Aşağıdaki yazı Honda E-Bülten Şubat 08 Honda Ayın Sürücüsü'nden alınmıştır. (Resimlerini size teknik problemden ulaştıramadım.)Sizlerle paylaşmak istedim.










'Nefes almaktan vazgeçebilir misiniz?
Annemle babam, iki büyük aşık, evlenmişler vaktiyle. Büyük aşkın ilk meyvesi ben, tam dokuz ay on gün sonra doğmuşum çığlık çığlığa. Bebekliğimden kurtulup çocukluk çağıma geldiğimde yaşıtım ve hemcinslerim gibi sadece bebeklerle oynamak yerine halama zorla aldırdığım maket motosikletlerimle de oynardım. Bizimkiler o zamanlar şaşırarak bazen de kızarak bu farklı isteğime karşı çıkarlar, bebeklerimle beni baş başa bırakırlardı.Ama ben işte, dayanamaz arar bulur, gene o minik maket makineciklerimle oynardım.
Biraz büyüdüm. Bu kez televizyonda karşılaştım onlarla. Benim minik makineciklerim meğer kocamanmış ve her birinin üzerinde korkusuz şövalyeler, adına pist dedikleri o mükemmel gri asfaltta ardarda gazlamaktalarmış! İşte tam da o yaşlarda yine bir gariplik yaptım; yaşıtım hemcinslerim, Ricky Martin gibi yakışıklı popstar posterlerini asarlarken duvarlarına, ben motosikletlerin ve onları kullanan şövalyeleriyle çekilmiş pozlardan oluşmuş posterleri astım duvarlarıma.
Yıllar geçti. Bir baktım lise bitmiş, üniversiteli gençler kervanına katılmışım ben de...Bu sırada yine yaşıtım hemcinslerimi kendi hallerine bırakıp,onlar gibi otomobil ehliyeti almak yerine, gittim motosiklet ehliyeti aldım.Hayranı olduğum makinelere artık çok yakın olmakla kalmayıp, kullanabilmeyi de öğrendim zamanla.Hani bir laf vardır ya ‘' dünya üzerinde iki tip motorcu vardır, biri düşmüş olan, diğeri düşecek olan'', düştüm ben de tabii ki minik motosikletimle Zamanla trafiğe, makineme ve kendime biraz daha hakim olmayı da öğrendim.
Derken bir baktım içimde garip bir his alevleniyor motosikletimle dolaşırken, biraz daha cesurca hızlanmak istiyorum.Şiddetle istiyorum!!! Bu tehlikeli isteğimin farkına vardıklarında çok sevdiğim motosiklet yarışçısı arkadaşlarım dediler ki “HONDA CBR125 Cup var” Apar topar kaydoldum elemelere.Yazılı, sözlü, pratik, psikolojik tüm elemeleri geçtim ve TMF'nin lisanslı bayan yarışçısı oluverdim. Başlarda kendim de inanamamıştım yarışçı olma fikrine ama eğitimler, pistler, yarışlar derken çimdik attım kendime uyanayım diye.Çünkü olanların tümü gerçekti ve ben koskoca bir yarış sezonu boyunca yarışmıştım.
Zor bir spor dalıdır motorsporları. Hem mekanik hem de fiziksel açıdan yetenek gerektirir, zeka ve motivasyon gerektirir, takım çalışması ve bilgi gerektirir. Yarışlara katılmadan önce bu sporla ilgili bilmediğim yüzlerce şey olduğunu öğretti HONDA CBR125 Cup. Onca erkeğin arasında tek bayan yarışçı olmanın zorluklarını da yaşadım, yine aralarındaki tek bayan olmama rağmen, onları şaşırtan cesaretime saygı duymalarını da sağladım. İlk yarışımda benim de soyunup giyinmek için ayrı bir alana ihtiyaç duyabileceğim akıllarına bile gelmemişti örneğin. Sponsor gömleklerimiz standart erkek bedenlerinde tasarlanmıştı ve bunun gibi erkek egemen bir sürü şey... Tüm bunlara rağmen belki de yaptığınız şeyi sevmek böyle birşey olsa gerek ki düşseniz de kalksanız da, etrafınızdaki herkes size rağmen hiç durmadan ahkam kesse de yarışıyorsunuz benim gibi.
Geçtiğimiz sezon Honda Türkiye ve İzmir Yarış Pisti ortaklığında düzenlenen yarışlarda yarıştım. Hayatımın en güzel zamanlarından bir kısmı da bu yarışlarda ve hazırlıklarda geçti. Bu müthiş zevki tatmış her yarışçı gibi bundan sonra da yarışmayı istiyorum ancak iş, hayat ve birçok şey engel olabilir bu adrenalin tutkusuna o zaman ben de yalnızca caddelerde ulaşım aracı olarak kullanmaya devam ederim muhtemelen. Ama ‘'nefes almak gibi'' dediğim motosiklet aşkına asla dur diyemeyeceğim kesin. Siz nefes almaktan vazgeçebilir misiniz?
TOMRİS CAFEROĞLU'







