Efenim, küresel mali krizin turizm esnafı üzerindeki etkilerini araştırmak maksadıyla kapadokyaya bir araştırmaya gittim...
gitmişken 72 saatlik motosiklet kiralayıp çevredeki dağ tepe mağara nehir vadileri gezdim afedersiniz...
en son 17 yaşımdayken gitmiştim o yaşlarda kafamız başka yerlere çalışıyor olsa gerek, bu güzellikleri görmemişim...
gezi güzeldir paylaşılan gezi daha da güzeldir felsefesi ile 4gün 5 gecede çekilmiş 900 fotograftan seçilmiş olan 200 tanesini paylaşıyorum, kendilerini tebrik ediyorum

...
çok foto var pc kitleniyo diyenler olabilir ama gezi uzun olunca haliyle fotolarda çok oluyo, topiği açıp 5 dk fotoların yüklenmesini bekleyip sonra bakarsanız kasılma az olacaktır...
fotolar: 18,19,20,21 nisan 2009 da çekildi...
ilk gün sabah avanos ta çömlekçilerde, öğlen ise göremede,
ikinci gün ürgüp ve kayseri yakınlarında,
üçüncü gün ıhlara vadisi ve sakarya yakınlarında,
4üncü gün ise zelvede ve avanosta kızılırmak kenarında çekilmiştir...
tüm kapadokyada en beğendiğim mekan ıhlara vadisi oldu, bi uctan diğer uca gidiş dönüş yürüdüm çok yoruldum ama değdi

...
ıhlaradan sonra tavsiye edeceğim yer, göremede panorama diye bi mekan var, o panoramada durdugunuzda hemen altınızda peribacaları ile çevrilmiş geniş bi vadi var, oraya patika yollardan girişi bi şekilde bulun ve girin, yapay hiçbir iz yok, sakin huzurlu ıssız bir mekan, gözünüzün görebildiği her yer ıssız sessiz doğal biraz da ürkütücü

...
tuz gölü
anavos çömlekçiler
şu saatten itibaren kymko marka 125 cclik canavarla devam ediyorum yola

...
göremeden kareler...
gözlemeci...
gözlemecinin sahibi tutturdu, her gelen bi iz bırakıyor illa sende çizeceksin bişi diye, çizemem bari yazayım dedim

...
heryer tarihi klise cami dolu, tüm kliseler copy paste...
göreme dilek ağacı...
koşan atlar diyarı kapadokya...
şu aşağıdaki yere zorda olsa göremeden dolaşarak gittim o klübeye girdim, hayatımdaki en ıssız anlardan biriydi, joseph joseph...
ikinci gün sabah, avanostaki teyzem, onlar istanbula düğüne gidiyorlar ev bana kaldı

...
ürgüp...
rehber çocuk...
inceğizde mağaralara girememiştim içimde kalmıştı, peribacalarında mağaraya doydum afedersiniz...
papatya dediğin, boynu dik olur

...
şu sanat eseri fotograf mert kardeşimize hediyem olsun

...
ürgüpte gezerken, hiç izlemediğim asmalı konağı gördüm ve hemen uzaklaştım...
duyduğuma göre bazı insanlar gelip, özcan denizin odasına girip, eşini arayıp "aşkım şuan özcan denizin odasındayım seni çok seviyorum" falan gibisinden kalp krizlerine neden olabilecek hareketler yapıyorlarmış

...
ürgüp ile kayseri arasında erciyes dağının zirvesinin göründüğü, yine ıssız bir mekan...
papatya tarlaları...
manzara süperdi ama nasıl olmuşsa çekmemişim harika papatya tarlalarını...
3üncü gün sabah, evin ordan geçen balonlar...
balon turları sabah 6da başlıyor 2 3 saat sürüyo 200dolardı pahalı geldi...
nevşehir aksaray arası, yolculuk ıhlara vadisi...
vadi boyunca nehir akıyor 6+6=12 km yol yürüdüm bi ucdan diğer uca...
50 60 yaşlarında kadınlı erkekli yabancı turistler beni solluyor...
yol taşların altından geçiyo...
yolun sonu, yemekten sonra aynı yolu geri döneceğimi duyan halk, taksi ile git dediler
meğerse turistler o taraftan girip bu taraftan çıkıyorlarmış, otobüsleri buraya geliyormuş, hoşuma gittiği için ben geri yürüdüm tabi...
vadiden çıkış...
aksaray nevşehir arası, dönerken yer altı şehirlerine girecektim ama 17 de kapanıyormuş, giremedim...
4üncü gün zelve...
zelveden sonra göremeye gidip motoru teslim ettim, eve avanosa geri döndüm, artık yayayım, burası avanos kızılırmak nehri,
kö
prü aşırı derecede sallanıyo ama tehlike arz etmiyormuş...
eve veda, istanbulda düğünde teyzeye anahtar verilecek, umarım kapatmayı unuttugum bişi kalmamıştır

...
gezi boyunca, "o beni prenses peri sanıyor" isimli türküsü ile bana eşlik eden nil karaibrahimgil e teşekkürlerimi iletir gözlerinden öperim

...